Sumak ağacı haziran ya da temmuz aylarında çiçeğe durur. Kırmızı renkli, küçük meyvesinin etli kısmı baharat özelliği taşır; ekşi ve koyu kıvamlı suyu da işte burada bulunur. Ülkemizde Doğu Anadolu bölgesinde dağlarda kendiliğinden yetişir. Baharat, sumak ekşisi ve sumak pekmezi biçiminde kullanılmasının yanı sıra tekstil ve boya sanayisinde de değerlendirilir. Baharat haline getirmek için yaprakları ve meyvesi gölgede fırında kurutulur; iyice kuruyan yapraklar sopalarla dövülerek dallarından ayrılır, ardından sofra tuzuyla karıştırılıp öğütülerek bildiğimiz baharat formuna ulaşır. Sumak koku giderici bir özelliğe sahiptir; bu yüzden ülkemizde sumak denince akla ilk olarak bol sumaklı soğan salatası gelir. Sarımsaklı yemeklerde ve kebaplarda da sıkça tercih edilir. Sumak ekşisi, meyvelerin 1-2 gün suda bekletilip süzülmesiyle elde edilir; süzülen su güneşte bekletilerek koyulaştırılır ve nar ekşisi gibi kullanılır. Meyvelerin suyla kaynatılmasıyla ise daha yoğun kıvamlı sumak pekmezi elde edilir.
Sumak; tanen, organik asitler ve uçucu yağlar içerir. Kendine özgü aromasını içerdiği uçucu yağlara, ekşi tadını ise organik asitlere borçludur. Antiseptik özelliği vardır; grip ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara iyi gelir. Yüksek miktarda C vitamini ve antioksidan barındırır. Farelerle yürütülen bir çalışmada anti-obezite etki gösterdiği rapor edilmiştir. Yine de kilo verme sürecinde tek bir besinin mucizevi olmasının mümkün olmadığını; sağlığa etkisi ne olursa olsun besinlerin ölçülü tüketilmesi gerektiğini hatırlatmak isterim.
— Uzm. Dyt. Buse Görgülü Doğan